Ana Sayfa  Hakkımızda  Künye  Reklam  İletişim  RSS 08 Şubat 2012 Çarşamba Saat 17:21
Çok Okunanlar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
DEMOKRASİ AYIBI YAŞANIYOR
24 Ağustos 2010 Salı Saat 05:48
Aytaç Durak, Adana'da 5 aydır demokrasi ayıbı yaşandığını belirterek, "Rüşveti ihbar eden benim, görevden alınan da yine ben oldum" dedi.

Görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, "Görevden uzak olduğum dönemde 5 ayda da suç bulamadıysalar ya devlet müfettişleri aciz ya da Aytaç Durak ve Belediyesi Türkiye'de en dürüst ve rasyonel çalışan bir ekiptir. Devletin müfettişleri saygın kişilerdir, suç olmazsa nasıl bulsunlar" dedi.

Aytaç Durak, The Marmara Otel'de düzenlediği basın toplantısına avukatı Turgut Kazan ile birlikte katıldı. Durak, Adana'da beş aydır demokrasi ayıbı yaşandığını belirterek, "Hem suçlu bulamıyorlar hem de beni iade etmiyorlar" diye konuştu.

"İÇİŞLERİ BAKANLIĞI DA KANUN GEREĞİ HER BELEDİYEYE SORUŞTURMA AÇABİLİR"

Aytaç Durak başkan adayı olabilmek için adliyeden sicili temiz belgesi alınmasının zorunlu olduğunu hatırlatarak, "Müfetişlerin her belediyede suç v suçlu bulmaları olağandır. İçişleri Bakanlığı da kanun gereği her belediyeye soruşturma açabilir. Sayeın bakan da tüm başkanları soruşturmanın selameti için görevden uzaklaştırabilir. Ucu açık keyfiliğe müsait böyle bir yetki nasıl olur? Olursa bu hakkın suistimali olmaz mı? Adana'da bu hak suistimal edilmektedir " dedi.

"15 AYDA 50 MÜFETTİŞ İNCELEME YAPTI"

"Adana'da yargı by-pas edildi" diyen Durak, "Anayasa değişirse Türkiye'de yargı şöyle ya da böyle yürütmenin emrinde olacaktır. Aday olma dediler AK Parti'den ayrıldım yine seçildim. Şaibeli dediler 15 ayda 50 müfettiş inceleme yaptı. Birşey yok ama sonuçta beni görevden aldılar" şeklinde konuştu.

"RÜŞVETİ İHBAR EDEN BENİM, GÖREVDEN ALINAN BEN OLDUM"

"Rüşveti ihbar eden benim, görevden alınan ben oldum" ifadesini kullanan Durak, " Bazı AK Parti CHP ve CHP'li belediye meclis üyeleri aralarında anlaşmışlar. İmar Partisi kurmuşlar. Belediyeye imar değişikliği için başvuranların dosylarını yönlendiriyorlar. Bunlardan biri için yapılan ve rüşvet pazarlıklarını içeren ses kaseti elime geçti, savcıya teslim ettim. Ne olduysa ondan sonra oldu. Kasette adı geçenlerin şamataları iftiraları medyada yankılandı. Benim Genel Başkanım Bahçeli, "Aklan da gel, savcılar göreve" dedi. Suç yok neden aklanacaktım" diye konuştu.

"SUÇ BULAMADILAR"

"Tek suçum Ak Parti'ye Adana'da seçim kaybettirmekti" diyen Durak sözlerini şöyle sürdürdü:

"İçişleri Bakanı'da savcının görevini üstlendi. Beni görevden aldı. Ve iki ayda bir soruşturmanın selameti için uzatıyor. Rüşvet kasetinde adı geçenler belediyeyi yönetiyor. Belediye talan ediliyor. Talanı yazan gazeteciler de dövülüyor. 5 ayda 3 vekil başkan kadroları değiştirdi. Hemde her biri kendi kadrosunu kurarak 3 defa değişiklik yaptılar. Yetişmiş ehil personelin yerlerine yandaşlar getirildi. Bu 5 ayda gelen müfettişler, AK Parti'den ayrıldığım önceki 15 aylık sürede incelenen dosyaları tekrar incelediler. AK Partili Başkan vekili döneminde dahil belediyenin adeta altı üstüne getirildi. Benim ve ailemin 25 yıllık geriye dönük banka hesapları ve mal varlıkları incelendi. Yani bir suç bulamadılar."

"DEVLETİN MÜFETTİŞLERİ SAYGIN KİŞİLERDİR, SUÇ OLMAZSA NASIL BULSUNLAR"

Görevden uzak olduğum dönemde 5 ayda da suç bulamadıysalar ya devlet müfettişleri aciz ya da Aytaç Durak ve Belediyesi Türkiye'de en dürüst ve rasyonel çalışan bir ekiptir. Devletin müfettişleri saygın kişilerdir, suç olmazsa nasıl bulsunlar. Bun 5 aylık süre bunun en büyük kanıtıdır. Adana Halkı 5 defa güvenerek oy verdiği Başkan Durak'ın arkasında halen daha da dip diri durmaktadır" ifadelerini kullandı.

"RÜŞVETLE MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİM"

Bir gazetecinin, 'rüşvet kasetini açıklamsaydım dediğiniz oldu mu?' şeklindeki sorusuna," Hayatım boyunca rüşvet illetiyle hep mücadele ettim. Ülkemizin omurgasını kemiren bir olaydır rüşvet. Helali haramı iyi bilirim. Rüşvet kul hakkının en alasıdır. kaseti açıklamasaydım hasır altı etseydim. hatta bende pay alsaydım. o ne ala herkes benle işi yürütürüdü. Rüşvetle mücadele etmeye de devam edeceğim " diye konuştu.

"DANIŞTAY'I DA ELE GEÇİRMEYİ PLANLIYORLAR"

Aytaç Durak'ın avukatı Turgut Kazan, "Recep Tayip Erdoğan İstanbul Belediye Başkanı iken, bu kararlar esas alındığı için, hakkındaki soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle, görevden uzaklaştırılmamıştır. Hatta, bilinen mahkumiyeti kesinleşene kadar, bu uygulamaya başvurulmamıştır. Ancak kesinleşmeden sonra, Danıştay görüşü alınarak işlem yapılmıştır. Şimdi kendileri, anayasa paketinde, yerel yönetimlerle ilgili 127. Maddeye dokunmadıkları gibi, tam bir keyfilik için, kendilerinden olmayanı daha kolay bertaraf edebilmek için, HSYK'yı ele geçirerek, Danıştay'ı da ele geçirmeyi planlıyorlar" dedi.

"GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA KARARININ, GÜNÜNE DİKKATİNİZİ ÇEKİYORUM"

Avukat Kazan, "Bir kere, görevden uzaklaştırma kararının, gününe dikkatinizi çekiyorum. Müvekkilim Aytaç Durak 28 Mart 2010 günü görevden uzaklaştırılmıştır. Takvime bakın, o gün pazardır. Ve 12.Mayıs 2010 günlü kararda belirtildiğine göre, bakanlık soruşturma konusu olayları 26 Mart 2010 Cuma günü öğrenmiştir. Ama, 26 Mart 2010 günü öğrenildiği belirtilen olayların kimi 2001, kimi 2003 yılına aittir. İşte, 26 Mart 2010 Cuma günü öğrenilen 2001/2003 yılına ait suçlamalar için, cumartesi günü çalışılarak, Pazar günü bakanlıkça onay verilmiş, sonra Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü aynı gün kararın tebliğini istemiş ve Adana valiliği aynı gün tebligatı gerçekleştirmiştir. Pazara yetiştirmeyi gerektiren, bu acelecilik nedendir? Acaba, 29 Mart 2010 Pazartesi günü belirlenmesi gereken, belediyeler birliği başkanlığına kimler adaydı ve Aytaç Durak Pazar günü görevden alınınca kim başkan oldu? Araştırıp öğrenmenizi öneriyorum" diye konuştu.

"GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA İÇİN, MUTLAKA VAHİM BİR SUÇ OLMALIDIR"

Avukat Kazan sözlerini şöyle sürdürdü: "Sonuç olarak, görevden uzaklaştırma için, mutlaka vahim bir suç olmalıdır. Ve o suçun soruşturması ile kovuşturmasının selametle yürütülebilmesi için, görevden alma ihtiyacı bulunmalıdır. Oysa, uzaklaştırmada gerekçe göstermeyen bakanlık, 12.05.2010 günlü kararında, tam 7 kalemde sıralanan 27 soruşturma konusu için, Aytaç Durak'ın “sorumluluğu bulunmadığı" sonucuna vararak, soruşturma izni vermemiştir. Sadece birinde, özel kişinin mağduriyetine yol açılmasına müdahale etmediği için, soruşturma izni vermiştir.. Yani, ortada suçlama yok, soruşturma/kovuşturma yok. Bir kişinin mağduriyetine yol açılmasına müdahale etmeme iddiası var. Bu durumda, bakanlığın görevden uzaklaştırma kararını derhal kaldırması gerekiyor. Ama, yasanın ve hukukun gereği yapılmıyor. Haksızlık basına yansıyınca, yeni soruşturmalar yaratılmaya çalışılıyor. Danıştay ise, her birini geri çeviriyor. Bu durum karşısında, ya kişisel hakaret veya su dağıtarak seçim yasağını ihlal iddialarına dayalı davalar gerekçe gösterilerek, görevden uzaklaştırma kararı geri alınmıyor. Tekrar ediyorum, bu bir kendilerinden olmayanı Bertaraf etme uygulamasıdır. AK Parti hukuku hiçe saydığı gibi, demokrasiyi ve halkın iradesini de hiçe sayıyor. Gerçek budur. Böyle bilinmelidir"

Serpil KIRKESER -Tahsin LALE İSTANBUL - DHA

Bu yazı toplam 393 defa okundu.

Bu haberi paylaş

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
RÜŞVETLE MÜCADELE ŞİYARIMDIR

Çukurova Tv - Canli Yayin

Adana Hava Durumu
ADANA (Bugün )ADANA ( Yarin )ADANA ( Ertesi Gün)